Hakkında It Comes at Night
Trey Edward Shults'un yönettiği 2017 yapımı 'It Comes at Night', geleneksel korku kalıplarının dışına çıkan, atmosferik ve derinlikli bir psikolojik gerilim filmidir. Dünyayı kasıp kavuran tanımlanamaz bir tehdidin gölgesinde, ormanda izole bir evde hayatta kalmaya çalışan Paul (Joel Edgerton), karısı Sarah (Carmen Ejogo) ve oğlu Travis (Kelvin Harrison Jr.)'ın hikayesini anlatır. Ailenin kurduğu kırılgan düzen, sığınak arayan yabancı bir ailenin - Will (Christopher Abbott), Kim (Riley Keough) ve küçük oğulları - kapılarını çalmasıyla sarsılır.
Film, gerçek korkunun dışarıdaki 'şey'den ziyade, insanın içindeki belirsizlik, güvensizlik ve çaresizlik duygularından kaynaklandığını ustalıkla işler. Görsel olarak kasvetli ve klostrofobik bir atmosfer yaratan Shults, izleyiciyi karakterlerin zihinsel çöküşüne ve birbirlerine duydukları şüpheye ortak eder. Joel Edgerton'ın sarsılmaz ve korumacı Paul performansı ile genç Kelvin Harrison Jr.'ın ergenlik, korku ve merak arasında sıkışan Travis portresi, filmin duygusal ağırlığını taşıyor.
'It Comes at Night', jump-scare'lara başvurmadan, yavaş tempolu anlatımı ve belirsizliğiyle izleyiciyi gererek unutulmaz bir gerilim deneyimi sunar. Kıyamet sonrası korku türüne felsefi bir yaklaşım getiren film, insan doğası, aile bağları ve hayatta kalma içgüdüsü üzerine düşündürücü sorular sorar. Görsel estetiği, güçlü oyunculukları ve sizi filmin sonrasında da etkisi altında bırakacak kaygı dolu hikayesiyle mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.
Film, gerçek korkunun dışarıdaki 'şey'den ziyade, insanın içindeki belirsizlik, güvensizlik ve çaresizlik duygularından kaynaklandığını ustalıkla işler. Görsel olarak kasvetli ve klostrofobik bir atmosfer yaratan Shults, izleyiciyi karakterlerin zihinsel çöküşüne ve birbirlerine duydukları şüpheye ortak eder. Joel Edgerton'ın sarsılmaz ve korumacı Paul performansı ile genç Kelvin Harrison Jr.'ın ergenlik, korku ve merak arasında sıkışan Travis portresi, filmin duygusal ağırlığını taşıyor.
'It Comes at Night', jump-scare'lara başvurmadan, yavaş tempolu anlatımı ve belirsizliğiyle izleyiciyi gererek unutulmaz bir gerilim deneyimi sunar. Kıyamet sonrası korku türüne felsefi bir yaklaşım getiren film, insan doğası, aile bağları ve hayatta kalma içgüdüsü üzerine düşündürücü sorular sorar. Görsel estetiği, güçlü oyunculukları ve sizi filmin sonrasında da etkisi altında bırakacak kaygı dolu hikayesiyle mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.


















